Sevincim; yokluğunun bitmesinden mi, varlığının yeniden başlamasından mı bilmiyorum. Bilmem gerekmiyordur, eminim; ama hep bilesim olur. Seninle ilgili her şeyi bilmek isterim. Seni bilmek isterim. Seni isterim.
Bir an gelir ki saatin çok geç olduğunu fark edersin, gitmen gerekiyordur. Yelkovan ne kadar ileri, ayakların o kadar geri gider. Durduramazsın, ne akrebi, ne ayaklarını.
Ağlamam; mutluluktan mı, mutluluğu hatırlamamdan mı bilmiyorum. Gözümü yaştan başka bir şeylere kırpabilmek güzel, sanırım. Unutmak üzereydim. Göz yaşını, seni; unutmak üzereydim veya ben öyle sanıyorum. Sanmıştım.
Şimdi ne kadar rüzgar, o kadar mavi gökyüzü. Bundan böyle yağmur hep kaçacak, kovalanacak. Nazlanması bitip de yere indiğinde olacaklardan korkuyorum.
Kaybetmekten korkuyorum, unuttuğumu sanmaya çalışmaktan korkuyorum, maviden korkuyorum. Neden titrediğimi bilmiyorum. Bilmem gerekmiyordur, eminim; ama hep bilesim olur. Seninle ilgili her şeyi bilmek isterim. Seni bilmek isterim. Seni isterim.
13 Nisan 2010 Salı
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder