18 Nisan 2009 Cumartesi
Part I
Boş ve acelesi olan. Bir tanım bul. Bir tanım bul! Kendini tanımlayamazsan nasıl devam edeceksin? Boş. O kesin. Acelen var, sanki bir şeyleri kaçırıyorsun gibi. Hemen yapman gereken bir şeyleri feci bir ertelemeyle unutmuş gibi. Oysa yok öyle bir şey! Kendimi erteliyorum, kendimi unutuyorum. Bu sayılır mı? Bütün sorumlulukların altında – sanki onları eksiksiz yerine getiriyormuşum gibi – ben yokum. Ben boşum. Biraz da yalnızım. Ama tek sorun bu olmasa gerek değil mi? Yani daha önce yaşamadığım ya da hoşlanmadığım bir şey değil. Yeni değil, kötü değil. Peki neden batıyor? Boş ve acelesi olan. Ne anlamı var? Neyi kaçırıyorum? Kabuslardaki çığlık atmak isteyip sesi çıkmayanlar gibi aslında, o kadar dramatize edilmemiş hali. Anlamayan. Anlaşılmayan. Hep çevremdekileri kendimden fazla önemsedim ve düzenli olarak bunun zararını gördüm. O kadar bağlıyım bu hastalığıma, vazgeçmek aklımın ucundan geçmiyor. Acelem olması bu yüzden. Yalnız hissetmem ve ilk defa yalnızlığın acıtması tamamen bu yüzden. Düşünecek kimse yok! Yardım edecek, dert dinleyecek, gülecek, ağlayacak biri yok. Ben nasıl var olabilirim? İşte bu yüzden de boşum. Boş ve acelesi olan. Akla yatkın gelmeye başladı, çünkü başından beri doğru tanımın bu olduğunu biliyordum. Kitabın son sayfasını öyle bir kapattım ki, yazar çocuğumun katili olsa bu kadar nefret edemezdim sanırım. Kitap bitmişti! Nasıl kızmayabilirim ki? Orada insanlar vardı! Onlar da elimden alındı şimdi nereye gideceğim? Bana dair önemli saydığım birçok şeyin unutulduğu bir dönemdeyim. İnsanları en önemsememem gereken dönemdeyim yani, ama kızgın değilim. Gözümden akmış olan – akan – akacak olan yaşların tek sebebi istisnasız her daim nasıl insan olabilir? Beni ve kendini ve herkesi bok gibi kurutan şu insan illetine neden bu kadar bağlıyım? Boş ve acelesi olan. Artık mavi değilim. Artık kararlıyım, artık kararlı bir rengim. Parlak değil ama kesinlikle daha belli. Semptomlarımı dinleyerek yol kat etmeye çalışacağım, yine bile fena değildim. Fena değilim ki ben. İnsanım.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder